Mutlu Olmak


Günümüz dünyasında “mutlu olmak” kavramına yüklenen anlamlar;insanların yetişme tarzları,kültürleri,yaşam anlayışlarına,dünya görüşlerine göre değişiklik arzetmekte.
Bazıları sadece karnını doyurabildiği için,
Bazıları servetine servet kattığı için,
Bazıları sivil toplum kuruluşlarında çalışmalar yaparak insanlara-topluma faydalı olduğuna inandığı için,
Bazıları siyasette başarılı olduğu için,
Bazıları da sadece ve sadece sevgilisiyle hoşça vakitler geçirdiği için mutlu olabilmekte,mutlu hissedebilmekte.
Bazıları da acıdan beslenmekte,insanlara acı verdiği sürece mutluluk hissetmekte.
Ve bu mutluluk durumlarının tamamı,başka faktörlere bağlı olarak gelişmekte.
Ama bütün bu mutluluklar,bazı insanların mutsuzluğu üzerine kurulan kumdan kaleler gibidir.
Bir an gelir ve yerle yeksan oluverir…
Oysa asıl-gerçek mutluluk,insanın kendisiyle barışık olmasından ve sadece kendisi olmak suretiyle elde ettiği mutluluktur.
Gerçekten mutlu olmak istiyorsanız,kendinizle barışık olduğunuz kadar çevrenizdeki diğer insanlarla da barışık olmalısınız.
Biriyle arkadaşlık ediyorsanız,arkadaşınızı,
Biriyle evliyseniz eşinizi,
Biriyle dostsanız dostunuzu,
Biriyle sevgiliyseniz sevgilinizi,
Biriyle gönül birliği yapıyorsanız gönüldaşınızı,
Biriyle fikidaşsanız fikirdaşınızı, asla sizin gibi olması,sizin gibi düşünmesi,sizin gibi davranması için fuzuli ve gereksiz bir gayret içerisine girmeyin…
Asla her konuda sizin zevk aldığınız şeylerden zevk almasını beklemeyin…
Neyiniz olursa olsun,kimseyi bir şeyi yapmaya zorlamayın,çevrenizdeki herkesi olduğu gibi kabul etmeye gayret edin…
Siz maç izlemeyi,arkadaşınız ise tiyatro seyretmeyi seviyor olabilir. O durumda yapılacak iş; “hadi n’olur hatırım için maça gel.” veya “tiyatroya gel” diye duygu sömürüsü yaparak karşınızdakini zorlamak değildir.
Çünkü birinin isteğinin yerine gelmesi,diğerinin isteğinin ertelenmesi,yok sayılması anlamına gelecektir.Biri mutlu olurken diğeri kendisini kasacak,zoraki bir iş yapmanın,sevmediği bir olaya katlanmanın ızdırabını yaşayacak. Birinin mutluluğu diğerinin mutsuzluğu üzerine kurulmuş olacaktır.Bu bencillik gibi durmuyor mu?
Buna hakkımız var mı? 
Kendimizi mutlu edeceğiz derken eşimizi,dostumuzu,arkadaşımızı mutsuz etmenin kime ne faydası olabilir?
Doğru olan herkesin kendi arzu ettiği,sevdiği,mutlu olduğu şeyi yapması değil midir?
Mutlu olmanın temeli,hoşgörülü olabilmek ve davranabilmektir.
Dostlarımızın,arkadaşlarımızın,ailemizin fikirlerine,istek ve arzularına,,hür iradeleriyle gerçekleştirdikleri davranışlarına karşı hoşgörülü olabildiğimiz oranda mutlu olacağız ve mutluluğumuz artacak demektir.
Birilerine hoşgörülü olmamak demek,başkalarının da bize karşı hoşgörülü olmamasına çanak tutmak demektir.
Birilerine hoşgörülü olmamak,yakınlarınızı huzursuz etmektir.
Birilerine hoşgörülü olmamak,onların özgür iradesine saygısızlık demektir.
Birilerine hoşgörülü davranmamak,kendimizi de yakınlarımızdan koparacağı için,kendimize de zulmetmemiz demektir.
Bırakın herkes dilediğini yapsın,dilediği gibi davransın.Biz yakınlarımıza sadece tavsiyede bulunabiliriz,yön veremeyiz.
Doğru yaptığımızı zannederek,yakınlarımıza işkence ediyoruz.
Sıkmayalım bir birimizi,
Cendereye sokmayalım dostlarımızı,
Boğmayalım sevdiklerimizi,
Dileyen sinemaya,dileyen tiyatroya,dileyen maça,dileyen torun gezdirmeye,
dileyen camiye,dileyen meyhaneye gitsin…
Ama bütün bunları birlikte yapmayı becerebiliyorsanız,onda mahzur yok,hatta bu beceriye şapka çıkarılır.
Sonuçta herkes kendisi mutsuz veya mutlu olacak,herkes kendi hesabını Allah’a verecek…
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1720

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.