DİKKAT DİKKAT


Güzel bir hafta sonunda içinizi kötü olan haberlerle karartmak istemezdim. Malum her akşam izlediğimiz haberlerde zaten içimiz kararmakta. Bugün yazacağım konu herkesin geleceğini ilgilendiren bir konu. Bu konu hakkındaki detayları bilip te bilmeyene anlatmayı sorumluluk saydığım Mersin Akkuyu Nükleer santral inşaatı. Bir bakıma geleceğimizin risk altında olacağının göstergesi ve şu sıralar Akkuyu nükleer diye televizyonlarda reklamı verilmekte. Reklamı ilk gördüğümde gözlerime inanamadım.

Mersin ve civarının ne kadar güzel olduğunu hepimiz biliriz. Dünyanın sekizinci harikası dediğimiz Tisan koyuna ünlü dalgıçlar dalmaya gelirler. Akkuyu, Narlıkuyu, Boğsak ve adını sayamadığım bakir kalmış bölgeleri ile Mersin, Akdeniz’in incisi olan şehirlerinden bir tanesi.

Rus şirketi Rosatom ve Türk Hükümeti, geçmişte yaşanılan nükleer santralle ilgili faciaları göz ardı ederek Türkiye’de Akkuyu NGS şirketini kurdu. Bizim insanlarımız bu kadar ucuz mu? Sovyetler Birliği sınırları içerisinde olan Ukrayna’nın başkenti Kiev’in kuzeyindeki Çernobil nükleer santralinde oluşan kaza, dünyanın en tehlikeli kazasıdır. Bu kazada, yangın ve patlama sonucu radyoaktif madde atmosfere yayıldı. Rusya bu olayı kamuoyundan saklamaya çalışsa da dört gün sonra tüm dünya felaketin farkına vardı. Priyop kentinde yüksek seviyede radyasyona maruz kalan halk acılar içinde can verdiler. Geriye kalanlar ise ölümcül hastalıkla boğuşmak zorunda kalarak ölümü beklediler.

  Hayalet görünümü alan bu şehirde ölen insanların yaşam hakkını elinden alan bu ülke ile Türkiye nükleer santral için anlaşma sağladılar. Nükleer santraller,  kanser vakalarının yüzde 80 e yakın artışın temel nedeni. Çernobil’den dört yıl sonra tiroit kanserlerine yakalanma oranı yüz kat arttığı saptanmıştır.

Birleşmiş milletlerin raporuna göre Çernobil bölgesinde yaşayan 6000 kadar çocuğun tiroit kanserine yakalandığı açıklanmıştır.

Türkiye’de Çernobil den yayılan radyasyon nedeni ile Karadeniz bölgesinde Hopa’da 47,9 u kansere bağlı ölümler olduğu saptanmıştır. Türk tabipler birliğinin geçmiş yıllarda yaptığı araştırma sonucudur.

Dört yıl önce Japonya’nın Fukushima kentindeki nükleer faciada da binlerce çocuk ve genç kanser hastası olmuştur.

Televizyonlarda Akkuyu nükleer santral reklamlarını yayınlayanlar hiç mi vicdanınız sızlamıyor.

RTÜK neredesin? Her yayına engel koymaya bayılırsın. Yasal olmayan bu reklamı ballandıra ballandıra gözümüze sokmaya çalışanlara niye izin veriyorsun? Kime hizmet ediyorsun? Sermaye, insandan bu kadar mı üstün?

 Sen bilmiyorsan ben sana hatırlatayım. Avrupa sınır ötesi televizyon sözleşmesinin 11. Maddesinin 2. bendinde çocuklara yönelik ve çocuklarında kullanıldığı reklamlarda, onların çıkarlarına zarar veren unsurların kullanılması yasak.

Nükleer faciadan binlerce çocuk ölürken, bizimle dalga geçer gibi bisiklete binmiş mutlu çocuk portresi çizen nükleer santral reklamı koyuyorsunuz. Akkuyu halkından utanın. Kundaktaki bebeklerden utanın, Mersin’in doğal güzelliğinden, mavi bayraklı denizinden utanın. Bu reklamlarla sübliminal mesaj vermeye kalkıp bizleri hipnoz etmenin size para getirisi olurken bize ölüm getirisi olacak. Sahil kenarında yaşayan mutlu insanların sağlığıyla oynayacaksınız. Denizini elinden alacaksınız ve birde bizden alkış bekleyeceksiniz. 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 590

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.