• Ana Sayfa
  • »
  • Bağımsızlık Refarandumlarının Gösterdiği Gerçek

Bağımsızlık Refarandumlarının Gösterdiği Gerçek


Eylül 2014`te İskoçya Bağımsızlık Referandumu, Eylül 2017`de Irak Kürdistanı Bağımsızlık Referandumu​​ derken,
Ş​imdi Katalonya ayrılıkçıları, 1 Ekim`de yapılmasını planladıkları Bağımsızlık Referandumu`na gün sayıyorlar. 
​İ​spanya Anayasa Mahkemesi ve Başbakan Mariano Rajoy​`un yasadışı sayılan oylamayla ilgili​ mücadelesi​, İspanya`da on yıllardır görülen en kötü siyasi krizi yarat​mıştır. 
​*​
​Katalonya İspanya`nın kuzey doğu​sundadır.
Portekiz ekonomisinden daha büyük ekonomiye sahiptir ve İspanya`nın en ​büyük endüstri bölge​lerinden biridir.
Pireneler dağ silsilesiyle Fransa`dan ayrılmış ve 15.yüzyıldan beri İspanya`nın bir parçası olup başkenti Barselona`dır.

*
Katalanların bağımsızlık hareketini açıklayacak argümanları;
2008`deki küresel finansal krizde Madrid`in hatalarından dolayı yükselen işsizlik ve borçlara rağmen,
Katalonya`nın Madrid`e en yüksek vergiyi ödemiş olmasıdır.

*
2008 küresel krizi sırasında Madrid hükümetinin hata yapmış olduğuna ilişkin algı ve vergi sorunu​ ayrılık ruhunu canlandırmış,​
Katalan eski Cumhurbaşkanı Artur Mas, finansal çöküş ve sosyal huzursuzluklarla karşı karşıya kalan Madrid​`in​;
​B​ölge​ye​ daha fazla para tahsis etmeyi​ ve bağımsızlığa kavuşmasını reddetmesinin ardından bağımsızlık kampanyasını kabul e​tmiştir..​.​

*
​Anketlere göre 2011`de bağımsızlığı destekleyen Katalonların oranı​ yüzde 30 iken, bu oran 2017`de yüzde 41.4`tür.
Artur Mas, anket sonuçlarının "büyük bir başarı" olduğuna övgüde bulunarak bunun resmi bir referandumun önünü açması gerektiğini söylemiş,
Durumu Eylül 2014`te İngiltere`den bağımsızlık konusunda kendi referandumuna sahip olan İskoçya`yla karşılaştırmıştır.
Ancak İskoçlar İngiltere`nin bir parçası kalmayı seçmişti...

​*​
​Bağımsızlık hareketinde "​Kimlik" politikası​​ da rol oy​namıştır.
​Katalanların yarı özerk bölgelerinde ​ kendi yerel parlamentosu​, yaşayan gelenekleri,
20.yüzyılın ortalarında Francisco Franco`nun otokratik döneminde yasakladığı bugün konuşulan Katalanca dili bulunuyor... 

​*​
​Şimdi​ Katalan hükümetinin organize ettiği ve 2015​`den beri Katalan​ ​​ayrılıkçı partilerinin hakim olduğu parlamento tarafından onaylanan​;
1 Ekim​ Bağımsızlık​ ​R​eferandumu​​nun eğer​ yapılırsa, tek taraflı bir bağımsızlık ilan​ı​​nı
tetikleyebil​eceği öngörülüyor...​ 
Ama İspanya Anayasa Mahkemesi, Katalan parlamentosunun referandum için önerilen planının anayasaya aykırı olduğuna karar vermiştir...
Katalonya`daki ayrılıkçı meydan okuma, yasadışı bağımsızlık oylaması hazırlanmasına katılan üst düzey yetkililer de dahil olmak üzere bir çok kişinin tutuklanmasi gibi dramatik anları tetikleyen oldukça zor durum yaratmıştır.
Referandum hakkında bilgi içeren web siteleri engelleniyor,
Onlarca bölgesel hükümet binasına yapılan baskınlar ve bölgesel hükümet tarafından desteklenen sokak gösterileri, egemenlik dernekleri kapsamlı polis ve adli işlem takibatına uğruyor...

*
1 Ekim yaklaşırken yargı, polis ve hükümet zinciri yoluna devam ediyor
Siyasette diyalog açıkça bir ihtiyaç ve zorunluluktur ancak genel olarak amaç ve sınırları belirlenmeden diyaloğa hitap etmek sorunların çözümü konusunda işe yaramıyor.
Aslında hatayı daha da zorlaştıracak beklentiler üretiyor... 
Zaten İspanya`da tarafların diyalogu çok geride kalmıştır ve Yargı`nın, polisin ve hükümetin hukukun üstünlüğüne dayanan bir demokraside  başka yolu da bulunmuyor...

*
Ama hiçbir şey ayrılıkçıların gazını kesmiyor.
Mesela Barcelona futbol kulübü " Barcelona milletin savunmasına, demokrasiye, konuşma özgürlüğüne ve kendi kaderini tayin etme konusundaki kararlılığına sadık kalan bu hakların özgürce kullanılmasını engelleyebilecek herhangi bir hareketi kınıyor" açıklaması yapıyor.
Ya da Katalan Başbakanı Carles Puigdemont, diyalogla mümkün olacak tek sonucunun İspanya`dan ayrılma konusunda bir referandum olması gerektiğini ileri sürüyor...

*
Yine de Madrid`in oylamayı kaldırma girişimi kontrol dışı kalma riski altındadır.
Eylül başlarında yaşanan gerilimlerde; Katalan parlamentosu, asgari seçmen katılımı olmadan oylamaya katılma yasasını onaylamış ve bölgenin kendi içinde bağımsızlığını ilan edeceğini iddia etmiştir.

*
Ancak referanduma rağmen​ bölge İspanya veya AB tarafından tanınmayacağı için tek taraflı bir karar olarak bağımsızlığını elde edebilecektir.
Böyle bir durum  Rajoy`un azınlık muhafazakâr hükümetini istikrarsızlaştıracaktır,
Ama İspanya Başbakanı Rajoy`da anayasanın 155. maddesini işleterek ve Katalonya`nın özerkliğini askıya alırken, merkezi hükümetin kontrolü ele geçirmesini sağlayacaktır.
Böyle bir hareket, polis baskınlarının ağır basması sonrasında öfkeli ayrılıkçı ateşi körükleyecektir...

*
Bu durumda Avrupa Konseyi Dış İlişkiler Konseyi şu tavsiyede bulunuyor.
​​"İspanyol Anayasası önemli bir reforma tabi tutulma​lı​ ve Katalonya`nın kendi kaderini yönetmesi ve bir Millet olarak niteliğinin açık bir şekilde tanınması​ gerekir." deniliyor.​
Ancak bunun olabilmesi için Rajoy ve Katalan Cumhurbaşkanı Puigdemont​`un​ öncelikle şapkalarını önlerine koymalarına ihtiyaç bulunuyor.

*
Aslında diğer bağımsızlık referandumlarında olduğu gibi Katalonya`nın Bağımsızlık Referandumu da,Ukrayna sorununu yeniden parlatıyor. 
Ukrayna`daki sorun iktidar ya da muhalefetin dinamik güçlerle birlikte ülkenin gelecekteki yönünü belirleme mücadelesi olarak gelişmişti.
Orada Batı yanlısı halk "demokrasi" istiyor, Rusya yanlıları ise  Rusya federasyonuna bağlılık talep ediyordu...

*
Rusya`nın Kırım`ı ilhak etmesinin ardından, Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetleri de bağımsızlık ilan ettiler
Çatışmaların ve barış müzakerelerinin tarafı olduklarını bildirdiler.
Müzakerelerde eşit haklar, adil seçimler, Rusya -Belarus ve Kazakistan`ın kurduğu  Gümrük Birliğine entegrasyon talep ediliyor,
Taleplerin yerine getirilmesi halinde barışı destekleyeceklerini, ortak ekonomik ve kültürel alanı korumak için çaba harcayacaklarını  söylüyorlardı.

*
Moldova`nın en doğusunda, Dinyester ırmağı ile Ukrayna sınırı arasında uzanan, incecik bir alanda bağımsızlığı hiç bir devletçe tanınmamış bir ülke olan Transdinyester Cumhuriyeti de,
Resmi dil Romence`yi konuşmak istememeleri nedeniyle Moldovyalılar da Rusya`ya bağlanmak talebinde bulunuyorlardı.

*
ABD; Şubat 2008`de Kosova Meclisi`nde okunan bağımsızlık bildirgesi ardından Sırbistan`dan ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Kosova Cumhuriyeti`nin tanınmasına;
"Bağımsızlık bildirgeleri, iç yasaları ihlal edebilir. Ancak bu, uluslararası hukukun ihlal edildiği anlamına gelmez" beyanını dayanak yapmış,
Rusya Federasyonu ise "Kosova`da Arnavutlara tanınan haklar, neden Kırım`daki Rus, Ukraynalı ve Kırım Tatarlarına tanınmıyor" diyerek Kosavayı tanımamıştı.

*
Bugün bu gerekçeyle İspanya; Kosava`yı özerk Bask ve Katalonya bölgelerine örnek olmaması nedeniyle tanımıyor.
Yunanistan bu bağımsızlığın gelecekte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin tanınmasına yol açabileceği,
Slovakya ve Romanya ise kendi içlerindeki azınlıklara emsal teşkil edebileceği düşüncesiyle karşı çıkıyor.
Ama şimdi Dünya; İspanya`da Katalonya bölgesinin bağımsızlık referandumuyla karşı karşıyadır...

*
ABD ve Almanya birer federal devlettir ama Rusya`nın Ukrayna`da ya da Asya`nın başka bölgelerinde desteklediği federal yapılara karşı çıkıyor, bunun ülkelerin dağılmasına yol açacağını iddia ediyor.
Rusya, kendi dilini konuşan azınlıkları koruma hakkına sahip olduğundan yanadır.

*
ABD ve Almanya  Kırım referandumun tekrarlanması halinde Asya`da bir çok toplumun Rusya`ya bağlanmasından endişe ediyor.
Rusya ise  Rus ayrılıkçıların vurguladığı üzere Sibirya`dan Portekiz`e kadar yeni bir jeopolitik birlik arayışlarından rahatsızdır.

*
Şimdi Katalonya Özerk Yönetiminin  İspanya`da Bask Özerk Yönetimini, İskoçya`nın Birleşik Krallık`ta İrlanda`yı, Fransa`da Korsika Ulusal Kurtuluş Cephesi`ni, Irak Kürdistanı Federal Irak`ı,  Türkiye`nin de Kürdistan lehine federalleşme sorununu nasıl etkileyeceği  bilinmiyor...

*
Bu noktada Rusya, "Batı uygulamalarının sonuçlarını öngöremeyecek şekilde siyasi öngörü ve ölçme duyusunu kaybetti ve biz geri adım atamayacak eşiğe geldik" noktasındadır.
Uluslararası hukukta oluşan çifte standarda  işaretle, uluslararası hukukun ulusal çıkarlara saygı ilkelerine dayalı yeni bir küresel statüye kavuşturulmasını istiyor.

*
Dünyaya yeni bir Birleşmiş Millet Örgütü statüsü gerekiyor.
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 102

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.