Ateşle Oynamak


ABD ile Kuzey Kore arasında oynanan pervasız oyun, yanlış hesaplamalara ve stratejik bir savaşa yol açılması tehlikesini barındırıyor. 
ABD Kuzey Kore`yi kontrol etmek istiyor, Kuzey Kore ABD ile müzakere etmeyi hedefliyor; bir amaca ulaşılamıyor ve gerginlik tırmanıyor...
Yakın bir gelecekte ABD B-1B savaş uçakları Kore Yarımadası`nda uçar ya da Kuzey Kore Guam yönünde füzeleri ateşler ve savaş gerçekten patlak verirse;
Hem ABD`nin herhangi bir stratejik hasatı olmayacak hem de  Kuzey Kore, benzeri görülmemiş bir yıkımla karşı karşıya kalacaktır...

*
Bu durum haklı olarak politika yapıcılar ve medyaların dikkatini, ABD ile Kuzey Kore arasında oynanan bu pervasız oyuna çeviriyor...
Yeni "Jeopolitik Çevre"yi; ABD`nin ulusal güvenlik yaklaşımları: Kuzey Kore`nin nükleer yeteneklerinin öğrenilmesi:  Rusya ve Çin`in gündeme getirdiği küresel güclerinin bu krizle birlikte denenmesi: ABD ve Doğu Asya arasında yeni Soğuk Savaş ittifaklarının nasıl gerçekleşeceği gibi durumlar belirliyor...

*
ABD`nin nükleer silah sahibi Kuzey Kore`ye vereceği tepki, İran`ın militarist dış politikasının belirlenmesi bakımından önemlidir.
İran nükleer silahlara sahip değildir ama Kuzey Kore`den daha güçlü bir ekonomisi ve askeri potansiyeli bulunuyor.
Bölgesinde imha faaliyetlerinde benzer yetenekleri temsil ediyor.
Hem Kuzey Kore hem de İran rejimleri uluslararası yaptırımlara tabi olsalar da ayakta kalabiliyor ve hâlâ barış ve istikrarı tehdit edebiliyorlar...

*
Stratejistler ABD`nin özellikle Güney Kore ve Japonya`da yıkıma ve sivil nüfusa zarar vermekten çekindiği için Kuzey Kore`ye karşı askeri seçeneği kullanmadığını bildiriyor.
Bu noktada İran`da benzer bir avantaja sahiptir...

*
ABD`nin İran`a karşı bir askeri harekâtı, muhtemelen Tahran`ın İsrail`e ve Irak, Afganistan ve Arap Yarımadası`ndaki ABD askeri üslerine saldırılarına yol açacaktır.
Bu suretle İran, ABD`nin Irak ve Afganistan`da arzu edilen son devlete ulaşma çabalarını zayıflatırken,
Kuzey Kore sorunundan belki de daha kötü olan İran`a karşı gerçekleştirilecek eylemin küresel petrol fiyatlarını da istikrarsızlaştıracak olmasıdır. 
Üstelik İran Kuzey Kore`nin aksine; ABD ile arasında çatışmaların yoğunlaşması durumunda dünya çapında ABD-İsrail çıkarlarına karşı konuşlandırılabilecek kapsamlı paramiliter kabiliyetlere de sahiptir...

*
Bu yüzden ABD; Kuzey Kore kriziyle başa çıkma konusunda isteksizlik gösterirken, İran uzlaşmazlığını da kendi lehine çevirmeye çalışıyor. 
Salı günü ABD`nin BM Büyükelçisi Nikki Haley yaptığı açıklamada, ABD`nin İran`a yönelik en son yaptırımların 2015`deki nükleer anlaşma ile ilgisinin olmadığını, 
Ama İran`ın " Füze denemelerini: Teröre desteğini : İnsan hakları ihlallerini: BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal etmesini " durdurması gerektiğini belirtiyor... 
İran Cumhurbaşkanı Hasan Rouhani`nin nükleer anlaşmadan çekilebileceği yönündeki tehdidine de yanıt veriyor;
"İran`ın dünyayı rehin tutmak için nükleer anlaşmayı kullanmasına izin verilmez" diyor...

Suriye`ye dayatılan savaşın hedefinden bir süre öncesine kadar son derecede memnun, dünyanın en büyük nükleer güçlerinden biri olan İsrail ise şimdilerde Amerika ile Rusya`nın Suriye`nin güneyi için yaptığı anlaşmadan dolayı kaygıdadır.
Çünkü ABD Eylül 2014`ten beri Suriye`de rejim devirmeyi öncelik olmaktan çıkarmış, terörle mücadeleyi ön plana almıştır.

*
1- Böylece İŞİD işgal ettiği alanlardan atılmasıyla birlikte Suriye iç savaşı bir yıpratma savaşı haline gelmiştir.
2- 2011`den beri desteklenen silahlı muhalif gruplar şimdi Suriye`nin toprak bütünlüğünü tartışmalı hale getirmiştir.
3- Sünni güçler saflarını hem İŞİD`e hem ölümüne düşman oldukları İran`a kapatmışlardır.
4- İran ise IŞİD`ten kurtarılan toprakları eski egemenliklerine geri verilmesine yanaşmamakta, İran`dan ve vesayetinde olan Irak üzerinden Suriye ve Lübnan`a uzanan Şii kontrollü bölgeler inşa etmeye çalışmaktadır.
5-  Bu sırada Suriye devletinin kontrolünü kaybettiği bölgelerde devletçikler oluşmuş, bu devletçikler ABD`ye "Yapısöküm Stratejisi" altında yeni bir çözüm modelini ilham etmiştir.

*
ABD destekli Sünni ittifakın örtülü üyesi İsrail, içinde İran ve Hizbullah güçlerinin olacağı hiçbir bir bölgeyi asla kabul etmiyor.
Nisan`da ABD ve Ürdün`ün "güvenli bölge" adı altında desteklediği, silahlı gruplar aracılığıyla idari açıdan Suriye devletinin kontrolünden çıkarılmış bölgeler oluşturulmaya başlanmış,
Ama İsrail, Golan Tepeleri sınırında olası İran varlığının savaş riskini artıracağını belirtmiştir...
Şii güçleri de ABD, Irak, Ürdün ve Suriye`nin paylaştığı sınır bölgelerinde hava saldırıları başlatmak da dahil olmak üzere Körfez`den Akdeniz`e kadar alanda bu güçlerin bitişikliğini engellemeye çalışmaktadır...

*
13 Ağustos`ta İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu, İŞİD`in işgal ettiği Rakka ve kuzeybatısındaki Tabka ve Halep`in kuzeyinde El Bab`tan sökülüp atılmaları saldırılarında İran`a bir rol verilmediğini,
İran ve Hizbullah`ın Rus ve Suriye ordusunun yaptığı savaşlarda rol aldığını ancak  İran yanlısı güçlerin IŞİD`e  karşı savaşa katılmalarının; 
Artık Şam`daki Beşar Esad`ı  korumak gibi bir hedefi öngörmediğini iddia ediyor...

*
Başbakan Netenyahu, Kuzey Suriye`de; Suriye Ordusu, Türkiye askeri birlikleri, Suriyeli isyancı gruplar, Kürt militanları tarafından atılan İŞİD`in boşalttığı alanlara;
İranlı subayların emrinde savaşmak için Afganistan ve Pakistan`dan ithal edilen İran güçlerinin girdiğini ve bunların Hizbullah ya da Şii militanların yerini almaya başladıklarına dikkat çekiyor.

Ağustos`ta ABD ve Suudi Arabistan;  Suriye Devlet Başkanı Esad ve rejimine muhalif Suriyeli isyancı gruplara  verdikleri desteği çekme sinyalleri vermişlerdir.
Bu durum şimdi İsrail`i her an daha fazla İran tehditi ile başbaşa bırakıyor!

*
İsrail bu duruma, 2016`da Türkiye`nin önce Moskova deklarasyonu ve ardından Astana süreciyle Rusya ve İran safına geçmesinin yol açtığı iddiasındadır.
Buna göre Türkiye`nin Halep`in devlet kontrolüne geçmesi sırasında Rusya ve İran`la yaptığı işbirliği, Halep`in kurtarılması ardından Suriye ordusu ve müttefiklerinin diğer bölgelerdeki ilerleyişini hızlandırmış,
Astana süreci de silahlı gruplar arasındaki çelişkileri derinleştirmiştir.
2015`te İdlib`i ele geçiren Fetih Ordusu bileşenleri de Astana süreciyle birlikte konjonktürel olmaktan çıkmıştır.

*
Şimdi Türkiye`nin "Fırat Kalkan" güçleri Suriye topraklarında ABD- PYD ilişkilerinin yarattığı çelişki ve Rusya`nın onayı ile kalabiliyor.
"Fırat Kalkanı" gücü Türkiye`nin yeniden saf değiştirmesini önlüyor ve Rusya ile İran safında kalmasını zorunlu hale getiriyor.
Ama Ankara hükümetinin Müslüman Kardeşler örgütünün hamisi ve çok büyük bir paramiliter güce sahip olması, sanki bir nükleer silahın patlamasına eşdeğer bir güc  gibi algılanıyor ve nelere yol açacağı kestirilemiyor...

*
ABD`nin İran`a karşı yeni kampanyası sürerken, İsrail her an daha fazla İran tehditi ile karşı karşıyadır.
İran Genelkurmay Başkanı Tümgerneral Muhammed Bakıri ise  görüşmelerde bulunmak üzere Türkiye`dedir.
Yeni bir Reza Zarrab dönemi daha mı yaşanacaktır? 

*
Üstelik Rus Hava Kuvvetleri ve özel operasyonları; Suriye, İran ve Hizbullah güçlerinin Suriyeli isyancı güçler ve İŞİD gruplarının yok edilmesine yardım ederken,
Daha sonra ABD özel kuvvetleri de Suriye, İran ve Hizbullah güçlerinin İŞİD`in Suriye Lübnan sınırını temizlemesine yardım etmiştir.
Bu nedenle iki büyük dünya gücü, aşırılık yanlılarına karşı Suriye-İran-Hizbullah dizilimine destek vermektedir...

*
Nitekim Pazar günü Netanyahu yaptığı açıklamada, "Politikamız açıktır. Suriye`de Hizbullah liderliğindeki İran`ın ve vekillerinin askeri birlikteliğine şiddetle itiraz ediyoruz ve biz de İsrail`in güvenliğini korumak için gerekli olanı yapacağız" diyor.
Ancak Rusya`nın değil İsrail`in en güçlü stratejik müttefiki ABD ve destekleyici Suudi Arabistan`ın Suriye`de devam eden süreçten kaynaklanan İsrail güvenliğine verdiği tehlike karşısında ne yapabilir ki?

*
Ne İran`da ne Kuzey Kore`de yaşanan sıkıntılar son bir kaç ay hatta yıllar içinde oluşmamıştır.
En etkili yöntem, uzlaşmazlıklarla ilk ortaya çıktığında başa çıkmaktır.
Bu tehlikeli oyunlar ne kadar uzun süre devam ederse, seçenekler o kadar kötüleşecektir...
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 140

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.